Bir seyyahın yolu Mersin’in Mut ilçesine düştüğünde, onu karşılayan Mut Yerköprü Şelalesi, doğanın milyonlarca yıl boyunca büyük bir titizlikle işlediği bir başyapıttır. yemekdolabi.com takipçileri için bu doğa harikasını, her adımında ayrı bir hikaye barındıran bir gezgin gözüyle değerlendirelim:
Mut Yerköprü, sadece bir su akıntısı değil; nehrin bir dağın içine girip, kilometrelerce sonra başka bir noktadan görkemle çıkışının masalsı öyküsüdür.

Doğanın Mühendisliği: Ermenek Çayı üzerindeki bu bölge, yaklaşık 30 metre yükseklikten dökülen sularıyla adeta bir doğa anıtıdır. Nehrin yeryüzünden kaybolup tekrar fışkırdığı bu “doğal köprü” yapısı, jeolojik bir mucize hissi verir.
Görsel Şölen ve Turkuaz Büyüsü: Şelalenin döküldüğü yerdeki turkuaz gölet, çevresini saran zümrüt yeşili bitki örtüsüyle birleşince seyyahın karşısına gerçeküstü bir manzara çıkar. Mağaranın içindeki sarkıt ve dikitler, suyun her damlasının binlerce yıllık sabrını anlatır.
Huzurun Akustiği: Bir gezgin için burası, modern dünyanın tüm gürültüsünü saniyeler içinde unutturur. Sadece suyun kükreyişi ve ağaçların hışırtısı eşliğinde, kendinizi bir tabiat mabedinde ibadet eder gibi hissedersiniz.

Mut Yerköprü gezisi sonrası acıkan bir seyyah, yemekdolabi.com ruhuna uygun şu lezzetleri denemelidir:
Mut Zeytini ve Zeytinyağı: Bölgenin dünyaca ünlü, düşük asitli zeytinyağlarıyla hazırlanmış mezeler bu rotanın vazgeçilmezidir.
Mut Kayısısı: Yol üzerindeki bahçelerden toplanmış taze kayısılar veya mevsimine göre kurutulmuş meyveler, seyahatin en doğal atıştırmalıklarıdır.
Yörük Ayranı: Şelale sonrası, civardaki köylerde ikram edilen, odun ateşinin isiyle aromalanmış bol köpüklü bir ayran, tüm yorgunluğu alır.
Gezgin Tavsiyesi: “Mut Yerköprü’ye gidiyorsanız, yanınıza mutlaka yedek bir çift ayakkabı alın. O suların serinliği sizi mutlaka içine çekecek ve o travertenlerin üzerinde yürüme arzusu ruhunuzu saracaktır.”